Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara
Telefon: 0 212 233 39 24

Priapizm

Priapizm nedir ?

Priapizm, Penisin cinsel uyarı yada ilişkiden bağımsız bir şekilde dört saatten uzun süren ereksiyonu olup, süratle tedavi edilmezse sertleşme sorunu ile sonuçlanabilecek acil bir durumdur.

 

Tipleri nelerdir ?

  • Priapizmin 3 tipi vardır; iskemik priapizm (veno-oklusif, düşük akımlı),
  • non-iskemik priapizm (yüksek akımlı, arteriyel),           
  • stuttering priapizm (tekrarlayan, kekeme).

 

1)Düşük akımlı (iskemik) Priapizm:

 En sık saptanan priapizm türü olup, penise kan akımının çok az veya hiç olmaması ile karakterizedir. Penisin beslenmesini sağlayacak kan akımının olmaması nedeniyle, penis iskemik (oksijensiz) kalmakta, bunun sonucu uzamış, ağrılı ereksiyon olmaktadır. Acil olarak tedavi edilmelidir.

 

2)Yüksek akımlı (non-iskemik) Priapizm:

Genellikle bir travma sonrası peniste kan damarından penis boşluğuna kan sızması nedeniyle oluşur  ve penise gelen kan akımı artar. Sertleşme sırasında bu tip priapizmde ağrı olmaz.  

 

3)Tekrarlayan Priapizm:

Genellikle kendiliğinden düzelen iskemik priapizm atakları şeklindedir.

 

Hastalığının nedenleri  ?

Düşük akımlı priapizm en sık sertleşme sorunu tanı ve tedavisi sırasında kullanılan enjeksiyonlar sonucu ortaya çıkmakla birlikte, orak hücreli anemi ve lösemi gibi kan hastalıkları, bazı kanser türleri, depresyonla ilgili ilaç kullanımı ve antihipertansif ilaç kullanımından sonra da saptanabilmektedir.

Yüksek akımlı priapizm ise daha çok leğen bölge travmalarından sonra ortaya çıkmaktadır.

 

Tanısı nasıl konur ?

Priapizm tanısında amaç, priapizm tipini saptamaktır. Öncelikle ayrıntılı sorgulama yapılmalıdır. Penisin ağrılı ve sert olması, kan hastalığı,  ilaç kullanım öyküsü olması ön planda düşük akımlı priapizmi, penisin ağrısız ve yarı sert olması ise yüksek akımlı priapizmi akla getirir.

Ayırıcı tanıda renkli Doppler ultrasonografi ve penisten kan aspire edilerek yapılacak kan gazı analizi de tanıyı koymada önemlidir.

 

Tedavisi:

Priapizm tiplerine göre tedavi farklıdır.

Düşük akımlı priapizm:

Tedavide, buz uygulanması, egzersiz, soğuk duş, ejakulasyon gibi yöntemlerin faydasına ilişkin kanıt bulunmamaktadır.

Dört saatten uzun süren iskemik priapizmde , ilk basamak tedavi korpus kavernosumdaki kanın 16-18 G kelebek iğne ile aspirasyonu olmalıdır. Aspirasyon (irigasyon ile veya yapılmadan) ağrı geçip, penisin yumuşaması sağlanana ve temiz, açık kırmızı renkli kan gelene kadar yapılmalıdır. Vakaların %30’unda başarı sağlanır.

İrrigasyon yapılarak veya yapılmadan uygulanan aspirasyon işlemi sonucu; ereksiyonu devam eden düşük akımlı priapizm hastalarında bir sonraki basamak, aspirasyon yapılan kelebek iğneden penis içine sertleşmeyi sonlandıracak penis düz kasını kasan ilaç (fenilefrin, norepinefrin(adrenalin)) uygulanmasıdır. Bu tedaviyle %80 oranında penisin yumuşaması sağlanır.

İntrakavernozal enjeksiyon tedavisine rağmen devam eden düşük akımlı priapizmde uygulanacak tedavi, genel veya bölgesel anestezi altında uygulanacak şant (köprüleme) ameliyatlarıdır.

Cerrahi şant tedavisinde başarılı olmayan ve/veya uzun süren (> 48-72 saat) priapizm durumlarında, erken penil protez implantasyonu(mutluluk balonu-çubuğu) diğer bir tedavi seçeneğidir.

 

2)Yüksek akımlı priapizm

Yüksek akımlı priapizm acil tedavi gerektirmemekte ve kendiliğinden sonlanabilmektedir. Bu yüzden tedavi sürecinin riskleri ve komplikasyonları hastaya anlatılmalıdır. Bu dönemde travmaya maruz kalan anatomik bölgeye buz veya kompres (özellikle çocuklarda) uygulanabilmektedir. Spontan olarak sonlanmayan yüksek akımlı priapizmlerde tedavi, damarın radyolojik olarak kapatılmasıdır (embolizasyon). Embolizasyon sonrası hastanın 1-2 hafta takibi uygundur. Değerlendirmede klinik muayene ve Doppler US önemlidir. Bazı hastalarda (%7-27) tekrar embolizasyon gerekebilir. Embolizasyon sonrası hastaların %80’ninde tam iyileşme görülürken cinsel işlev de olumsuz etkilenebilir.

 

Cerrahi işlem:

Priapizm, hastanede acilen tedavi edilmesi gereken bir patolojidir. Aspirasyon ve enjeksiyon işlemi lokal anestezi altında uygulanırken, şant cerrahisi veya protez cerrahisi bölgesel veya genel anestezi altında uygulanır.

Düşük akımlı priapizmlerde aspirasyon, enjeksiyon tedavisi ile ereksiyonun sonlanması ve en az 30 dakika takip edilmesi yeterlidir. Ancak şant operasyonlarından sonra en az 24 saat hastanede kalış süresi gerekmektedir.

1 Map